Suriye’de devam eden iç savaş, son yıllarda birçok grubun çatışmasına sahne oldu. Bu çatışmaların en dikkat çekici olanlarından biri de Suriye ordusu ile YPG (Yekîneyên Parastina Gel - Halk Savunma Birlikleri) arasında yaşanmaktadır. Suriye ordusunun YPG ile karşılaştığı çatışmalar, hem bölgedeki güç dengeleri hem de uluslararası ilişkiler açısından büyük öneme sahip. Peki, bu çatışmaların sebepleri nelerdir? Hangi uluslararası aktörler bu durumu etkilemektedir? İşte detaylar...
YPG, Suriye’nin kuzeyinde, özellikle Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde faaliyet gösteren bir askeri güçtür. 2012 yılından bu yana özerk bir yönetim kurarak Rojava olarak adlandırdıkları bölgenin kontrolünü ele geçirmişlerdir. YPG, Suriye’deki çatışma ortamından faydalanarak güçlenmiş ve IŞİD’e karşı uğraş eden koalisyon güçleriyle de işbirliği yapmıştır. Ancak, YPG’nin Suriye ordusu ile geçmişten gelen çatışmaları, Suriye'nin iç savaş dinamikleri çerçevesinde sürekli bir gerginlik yaratmıştır.
Suriye ordusu, ülkedeki merkezi hükümete bağlı olarak, YPG’nin özerk yönetimini ve kendi kontrolü altında bulundurmadığı bölgeleri tehdit olarak görmektedir. Bu nedenle, YPG ile Suriye ordusu arasındaki çatışmalar, hem siyasi hem de askeri bir mücadele olarak şekillenmektedir. YPG, Suriye ordusunun saldırılarına karşı savunma yaparken, ordu ise kontrol edemediği alanların tekrar kazanılması için saldırgan bir tutum sergilemektedir.
Bu çatışmaların uluslararası boyutu dikkate alındığında, birçok aktörün rolü burada önem kazanmaktadır. Örneğin, ABD’nin YPG ile olan ortaklığı ile dikkat çekmektedir. ABD, YPG’yi IŞİD’e karşı mücadelede önemli bir müttefik olarak görmekte ve onlara askeri destek sağlamaktadır. Bu durum, Suriye ordusunu destekleyen Rusya’nın YPG ile Suriye hükümetinin ilişkilerini kötüleştirmektedir. Öte yandan, Türkiye’nin YPG’ye karşı aldığı tutum, bölgede daha fazla çatışmaya vesile olmaktadır.
Türkiye, YPG’yi terörist bir grup olarak görmektedir ve Suriye’nin kuzeyinde güçlenmesini engellemek için çeşitli askeri operasyonlar düzenlemektedir. Bu durum, Suriye ordusu ile YPG arasındaki çatışmaların daha da alevlenmesine neden olmaktadır. Türkiye’nin sınır ötesi harekâtları, YPG’nin Suriye tarihindeki konumunu tehlikeye atarken, Suriye ordusunun tepkileri de sertleşmektedir. Bu da çatışmaların dinamiklerini değiştirmekte, hem yerel hem de uluslararası düzeyde endişelere yol açmaktadır.
Sonuç olarak, Suriye ordusunun YPG ile olan çatışmaları, sadece bölgesel bir mücadele değil, aynı zamanda uluslararası güçlerin de etki ettiği karmaşık bir durumdur. Bu süreçte ne gibi gelişmeler yaşanacağı ve hangi tarafların bu çatışmalardan galip çıkacağı, hem bölgenin geleceği hem de uluslararası ilişkiler açısından merakla beklenmektedir. Suriye'deki durum, sadece yerel halkı değil, aynı zamanda tüm dünyayı ilgilendiren bir mesele olarak varlığını sürdürüyor.